Dünya, her geçen gün daha büyük bir koşuşturmaca içerisine giriyor. Teknoloji belki hayatları daha kolaylaştırıyor gibi görünse de, aslında insanların meşguliyetlerinin azalmasına değil, aksine artmasına neden oluyor. Bu koşuşturmaca, insanların istedikleri şeylere odaklanmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.

İş dünyasında ve özellikle gayrimenkul endüstrisinde de durum farklı değil. Bu nedenle gayrimenkul işinizi geliştirmek için sınırlı olan zamanınızı, enerjinizi ve paranızı en iyi nasıl kullanabileceğinizi çok iyi bilmeniz gerekiyor.

Bir gayrimenkul profesyoneli olarak artık daha fazla şeyi takip etmek zorundasınız. Sosyal medyayı, web sitenizi, müşterilerin sosyolojik tiplemelerini, toplumsal gelişmeleri, ekonomik farklılıkları, teknolojik yenilikleri ve buna benzer pek çok şeyi aynı anda incelemelisiniz. Bunlara günlük oyalanmalar ve enerji sömüren durumlar da katılınca, her şey daha yıldırıcı ve cesaret kırıcı olabiliyor.

Bu yıpratıcı süreci biraz olsun hafifletmenin bazı yolları var elbette. Bunlardan birisi 80-20 kuralıdır. Bu kuralın anlamı şudur: Elde ettiğiniz sonuçların yüzde 80’i, gösterdiğiniz çabanın yüzde 20’sinden gelir. Aslında bu kural, pareto ilkesi adını taşır ve ekonomik kazanç sağlama yöntemlerinden biri olarak anlatılır. Ancak bu kuralın barındırdığı temel felsefenin, pek çok konuya uyarlanabileceğini düşünüyoruz. Çünkü deneyimlerimiz bize bunu gösteriyor.

Aşağıda bahsedeceğimiz, temelde 8020 kuralının felsefesini taşıyan birkaç kolay adım sayesinde, hedeflediğiniz amaca daha iyi odaklanabileceğinizi ve hem işinizi büyütme hem de özel hayatınızı yaşama anlamında pratik bir uyum sağlayabileceğinize inanıyoruz. 80-20 kuralının odak noktasını unutmayın. Tüm çabalarınızın sadece yüzde 20’si sizi en büyük sonuçlara ulaştırır. İşte aşağıda bahsedeceğimiz adımlar, tüm çabalarınız içinde en önemli yüzde 20’lik kesimde bulunan adımlardır.

Veri Tabanınızdaki Kişilere Öncelik Verin

İşinizin en önemli güç noktası, kurduğunuz ilişkilerde yatar. Hangi müşteriler size en etkili iş deneyimini kazandırıyor? Zamanınızın, dikkatinizin ve odağınızın çoğunu harcayan A ve A+ müşterileriniz hangileri? Size referans olabilecek müşterileriniz hangileri?

Onlar sizin marka savunucularınızdır ve onlarla düzenli olarak iletişim kurmaya ihtiyacınız var. Onlarla olan ilişkilerinizi her geçen gün daha iyi beslemeli ve geçmiş müşterileriniz ile yeniden iş yapmaya çalışmalısınız. Onlarla bağlarınızı hiçbir zaman koparmayın. Yüz yüze iletişim kurmaya gayret edin ve her zaman yeniden birlikte iş yapabileceğinizi onlara hatırlatın.

Ve elbette veri tabanınıza her geçen gün yeni kaliteli müşteriler eklemeyi de ihmal etmeyin.

En İyi ve Yeni Müşterilerinize Düzenli E-postalar Atın

Araştırmalarımız gösteriyor ki tepkiler ve okuma oranları yıllık bazda artıyor. Neden? Çünkü içinde bulunduğumuz dijital çağda, e-posta ve sosyal medya yağmuruna tutulmuş durumdayız. Ancak bunlar içerisinde bulunan e-postanın gücüne gayrimenkul profesyonelleri yeterince değer vermiyor. Öyle ki gayrimenkul profesyonellerinin yüzde 82’si e-posta atmanın etki alanının farkında değil.

Boşa giden bir fırsat! Oysa müşterilerinize her ay düzenli olarak e-posta göndermeniz çok önemlidir. İnsanların daha fazla okumaya yöneldiği ve merak duygusuna kapıldığı bu dönemlerde, bu fırsattan yararlanmanız gerekir. Onlara değeri yüksek ve incelemek isteyecekleri içerikleri e-posta ile düzenli olarak atabilirsiniz. Piyasa şartları hakkında bilgilendirici içerikleri veya marka değerinizi ortaya çıkarmak için son yaptığınız satış listesini e-posta olarak müşterilerinize ve potansiyel müşterilerinize atabilirsiniz.

Duygusal Teminat Kazanmaya Yönelin

Müşteriler ile ilişkilerinizi derinleştirmek ve güzelleştirmek için, daha anlamlı ve gerçekçi bir bağ kurmak zorundasınız. Siz sadece somut bir şeyler alıp satmıyorsunuz. Müşterilerinizin hayatlarında çok önemli bir dönemi simgeleyen ev alma veya ev satma konusunda onlara yardımcı oluyorsunuz. Dolayısıyla bir bağ kurduğunuz müşterilerinizin önemli günlerinde onlara kendinizi hatırlatmanız, onların duygusal manada size karşı bir güven duymalarını sağlayabilir. Bu da işinizin geleceğine yapacağınız bir yatırımdır.

Müşteriniz bir ev aldığında ona tebrik hediyesi gönderebilir veya müşteriniz bir ev sattığında ona parasını değerlendirebileceği farklı fikirler vererek danışmanlık edebilirsiniz. Onlara sadece hizmet ettiğiniz sırada değil, hizmet öncesinde ve özellikle hizmet sonrasında da ilgilendiğinizi göstermelisiniz.