Bir emlak profesyonelinin işinde başarılı olmasında, düzenli bir veri tabanı oluşturmasının çok büyük etkisi vardır. Veri tabanı, müşterilerinizle olan ilişkilerinizi ve onların iletişim bilgilerini içeren bir listedir.

Veri tabanı, işinizin adeta kalbidir. Özellikle de müşterilerinizin yönlendirdiği diğer potansiyel müşteriler sizin için hayati önem taşıyorsa, veri tabanı çok daha önemli hale gelir. Çünkü veri tabanınızdaki kişiler, aynı zamanda sizi çevrelerine karşı öneren birer savunucudur.

Veri Tabanı Nasıl Bir Fayda Sağlar?

Eğer gayrimenkul sektöründe yeni bir firmaysanız veya yeni bir muhite taşındıysanız, yapmanız gereken ilk şey bir veri tabanı oluşturmaktır. Ancak veri tabanı oluşturma süreci pek çok firmanın gözünü korkutur. Hem bununla uğraşmak hem de bunu yaparken kendilerini saldırgan bir satıcı gibi hissetmeleri nedeniyle veri tabanı hazırlamaktan uzak dururlar.

Fakat çok net belirtelim ki bunu yapmazsanız, asla müşterileriniz ile iyi ilişkiler kuramazsınız. Çünkü veri tabanı, potansiyel müşteri adaylarınızla iletişime geçmenize vesile olan en önemli veri kaynağıdır.

Veri Tabanı Nasıl Oluşturulur?

Veri tabanı hazırlamaya yeni başlayanlar, biraz daha küçük rakamlarla çalışmaya başlayabilirler. Bazı firmalar gerçekten de binlerce kişinin bulunduğu listeler hazırlayabiliyor. Ama siz başlangıç için örneğin 100 kişilik bir liste hazırlayabilirsiniz. Sektörde kimin yeni olduğunu, hizmet verdiğiniz bölgede kimin yeni olduğunu bulmak ve onlarla iletişime geçmek sizin için çok da zor olmayacaktır.

“Etki alanınızın içinde olan herkesi bu listeye dâhil edin.” Emlakbroker.com

Bölgenizdeki kişilerin isimlerini listenize yazmakla başlayın. Aileniz, arkadaşlarınız, kuaförünüz, kuru temizlemeciniz, daimi olarak gittiğiniz kafenin sahibi, sosyal medya üzerindeki arkadaşlarınız ve buna benzer çevrenizdeki kişilerin isimlerini listeleyin. Unutmayın ki herkes sizin için birer potansiyel bir müşteridir.

Bu şekilde çıkardığınız listeyi bitirdiğinizde ne kadar çok kişi topladığınıza kendiniz bile inanamayacaksınız. Eğer çok uzun bir liste çıkmadıysa da endişelenmeyin. Bölgenizdeki insanlarla etkileşim içine girdikçe, listenize ekleyebileceğiniz isimlerin sayısı mutlaka artacaktır.

Veri Tabanının Kalitesi Nereden Anlaşılır?

Şunu da belirtmemizde fayda var. Bazı firmalar inanılmaz büyüklükte veri tabanlarını oluşturmanın başarılı bir iş sürdürmekle ilişkili olduğunu düşünür ve bununla övünür. Veri tabanı oluşturmak ve listenizdeki isimleri arttırmak elbette önemlidir. Ancak içi boş ve hiçbir ilişkinizin olmadığı kişileri doldurduğunuz bir listenin size faydası olmaz. Tam tersine vaktinizi boşa geçirmenize neden olur.

“Veri tabanının kalitesi, sayıdan ziyade ağınızdaki iş bitirici kişilerden anlaşılır.” Emlakbroker.com

Bu nedenle listenizi oluştururken gerçekten iş yapabileceğiniz, sizin için potansiyel müşteri olma özelliklerini taşıyan isimleri yazdığınızdan emin olun. Örneğin size sadık olan müşterileriniz bu listenin başında olmalıdır. Sizi arkadaşlarına ve ailesine tavsiye eden kişiler listenizin üst sıralarında bulunmalıdır. Listenize aldığınız kişiler, sizin artık samimi ilişkiler kurabileceğiniz kişiler olmalıdır.

Araştırmalar gösteriyor ki, veri tabanı oluştururken 5 önemli noktaya dikkat etmek gerekir.

  • Zayıf yanlarınızı gizleyin güçlü yanlarınızı ortaya koyun;

Öncelikle bu adımı gerçekleştirmek için kendi öz eleştirinizi iyi yapmış olmanız gerekir. Eğer toplum içinde geveze biri olarak biliniyorsanız, ya da fazla ukala, gittiğiniz yerlerde bu özelliğinizi saklamanız sizin için hayati önem taşır. Kimse geveze ve ukala insanlarla fazla vakit geçirmek istemez.

Bunun yerine güçlü olduğunuzu düşündüğünüz özelliklerinizi yansıtmaya çalışın. Bunu yaparken doğallığınızı kaybetmediğinize de emin olun. Doğallığınızı kaybetmeye başlladığınız anda özgüveninizinden harcadığınızı hatırlatmak isterim.

  • İşiniz hakkında kısa ama anlaşılır bilgi verin;

Etkinliklerde yeni tanıştığınız insanlar doğal olarak hangi meslekte icra gösterdiğinizi merak edecektir. Neticede oraya iş ağı kurmaya giden tek siz değilsiniz. Oradaki herkesin amacı iş ağını genişletme çabası…

Kendi mesleğinizi anlatırken karşınızdaki insanı rahatsız edecek ölçüde uzun uzun işinizi anlatmayın. Bu durum karşınızdaki insana sizin ona kendini kanıtlama çabası içine düştüğünüz izlenimini uyandıracaktır. Bunun karşılığı olarak işinizi 2 kelimeyle de tanımlayıp geçmemenizi öneririz bu da sizin karşınızdaki insanı küçük gördüğünüz izlenimini uyandırma ihtimali ve karşınızdakinin sizi tam anlayamama olasılığını doğurabilir. Önerimiz;  mesleki sıfatınızı kısa birkaç kelimeyle açıklamanız.

Örneklemek gerekirse; veri analistiyim deyip geçmek havada kalacak bir tanımlamadır. Neyin verisinin analistisiniz?… Veya Yatırım danışmanıyım. Finans, gayrimenkul, sanayi, turistik tesis?…

  • Kartvizitiniz sizin ilk izleniminiz;

Kartvizit konusunun öneminin artık tüm profesyonel iş dünyası farkında. Bilgiyi tazelemek açısından üzerinden tekrar geçmek de fayda var. Garip mail adreslerini kağıt parçalarının üzerine yazarak vermek sizin kendi işinize duyduğunuz önemi ve saygıyı karşı tarafa sözsüz bir biçimde ifade edecektir. Bu sebeple kartvizitiniz ve mail adreslerinizin yeterince profesyonel olduğuna dikkat edin.

  • Gideceğiniz etkinliklerin iş ağınıza katkı sağlayacak yerler olduğunu unutmayın.

Önünüze gelen her etkinliğe gitmenizi önermiyoruz. Bir emlak veya yatırım danışmanıysanız bilişim fuarında ne tür bir iş ağı oluşturabilirsiniz? Veya Gazi koşusunun kokteylinde bulunma amacınız nedir? Özel ve istisnai durumları kast etmiyoruz.

Katıldığınız etkinliklerde de iş ağı oluşturmak adına ordan oraya koşuşturarak her insanla tanışmaya çalışmak enerjinizi boşa harcamanıza sebep olabilir. Hangi insanla neden tanışmanız gerektiğini unutmayın. Daha önceden tanıştığınız kişilerle daha fazla vakit geçirin. Böylelikle tanıdığınız kişiler üzerinden iş ağınızı geliştirmeniz hem daha kolay, hem de kurduğunuz ilişkilerin daha sağlıklı olacağını söyleyebilirim.

  • Dinleme yeteğinizi gösterin:

Tamam konuşmayı çok seviyorsunuz dinlenilmek hoşunuza gidiyor fakat sadece siz konuşursanız kimden hangi bilgiyi alabilirsiniz? İnsanları daha çok dinlemek size daha fazla bilgi kazanımı sağlayacaktır. Konuşma-dinleme dengesini şaşırmayın.

Peki şimdi sıra da ne var? kişilik testiniz var. Aşağıda 8 tip insan ağı kurucusu çeşidi var. Bakalım size en yakın gelen hangisi?

  • Hedefi 12’den vuran: Kiminle ne için ilişki kurmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bu kişileri tespit edip, zaman kaybetmeden ilişkinizi geliştirebiliyorsunuz.
  • Herkesle ilişki kuran: Çok sıcak kanlı arkadaş canlısısınız. İşinizle ilgili olsun olmasın herkesle samimi ilişkiler kurabiliyorsunuz. Bu da sizin iş ağınızı farkında olmadan gereğinden fazla büyütüyor ve başarıyı elde ediyorsunuz.
  • Dedektif: Sonuca gideceğinizden zerre şüphemiz yok. Çok dikkatli ve titiz davranıyorsunuz ancak bu yaklaşım sizi ilişkilerinizde uzun dönemli  başarıya odaklıyor.
  • Ürkek-Çegingen: Yeni insanlarla tanışmak size göre değil. Bu durumdan hoşlanmıyorsunuz yeni ortamlar sizde gerginlik yaratıyor. İster istemez bunu dışarıya yansıtıyorsunuz. Daha önce tanıştığınız arkadaşlarınızla vakit geçirmeyi tercih ediyorsunuz.
  • Büfeciler: Katıldığınız etkinliklerde iş ağından önce büfede servis edilen yiyecekleri düşünüyorsunuz. Haliyle büfeden ayrılmıyorsunuz ve devamlı tüketim halindesiniz. İnsanlar da sizin keyfinizi bozmamak için sizinle iletişime geçmiyor :)
  • Muhabbet kuşları: Gitiiği etkinlikte eski bir dost görmeye dursun. Onun için etkinliği artık bitmiş sayabiliriz zira etkinlik boyunca başka kimseyle ilişki kurmayacaktır.
  • Bal arıları: Bir ordan bir oraya insanlarla o kadar hızlı ve kısa ilişkiler kuruyorsunuz ki, sizi tanımak mümkün değil. Önemli olan peteğe bir damlada olsa bal getirebilmek. Bal yapmayan bal arılarından olmayın :)