Google, Apple, Facebook… Dünyadaki en etkili ve en sıradışı şirketleri kurmuş ve en kullanışlı uygulamaları başlatmış olan firmalar, acaba bu başarılarını nasıl elde ediyorlar ve nasıl bir yönetim anlayışıyla başarılarını sürekli kılıyorlar diye hiç düşündüğünüz oldu mu?

Anahtar Çıkarımlar:

  • Birlikte çalışın. Yardımlaşmayı seven, üretken ve dayanışma içerisinde olan kişilerden oluşan bir ekip ve bu ekibin bir parçası olmak her zaman kazandırır.
  • Verilerle karar verin. Sunumlarınız da iknanın en etkili silahı verilerdir. Bu gücü iyi kullanın.
  • Hatalarınızdan ders çıkarın. Bazen bitti denilen bir satışın bozulması sizce kimin hatası olabilir?
  • En iyilerden oluşan bir iş ağını inşaa edin. İş bitirici, mesleki yetkinliği ve saygınlığı olan golcülerden oluşan bir rehbere sahip olun. Daha çok kimlerle bağlantılı olduğunuz başarınızı etkileyecektir.
  • Her zaman güvenilir ve dürüst olun. Kötülük yapmayın. En sonunda kazanan yine siz olursunuz.
  • Her zaman kazanamazsınız. Gelecek için hazırlıklı olun. 
  • 70/20/10 kuralını uygulayın. 70/Müşteri yaratma, 20/Portföy edinme, 10/Sürekli Gelişim
  • Yaratıcı ve yenilikçi fikirler üretin. Yerinizde saymayın. Emlak danışmanlığı sürekli kendini yenilemek ister. Satış, pazarlama ve reklam gibi konularda yaratıcı çözümler üretin.
  • Ofis kültürü oluşturun. Çalışanlarınızın değerlerini korumak önceliğiniz olmalı. Ofis ortamını iş ciddiyetini bozmayacak şekilde eğlenceli hale getirin.
  • Bu kitabı öncelikli olarak Emlak Broker ve yöneticilerin okuması gerekli. 

Hayata ve iş dünyasına bambaşka açılardan bakan ve gerçekten farklı olmanın ne demek olduğunu iyi bilen insanların bir araya geldiği bu dev şirketler, her geçen gün kendi bünyelerinde çalışan kişilere de farklı olmanın getirdiği anlayışı empoze ediyorlar. Yani onların empoze ettikleri tek şey bu! Bunun haricinde şirket yöneticileri, kendi bünyelerindeki herkesin özgürce düşünmelerini ve ihtiyaçlara yönelmelerini teşvik edecek şekilde onları serbest bırakıyor.

Google, bu şekilde yönetilen firmaların en başında geliyor. Nereden mi biliyoruz? Google İcra Heyeti Başkanı Eric Schmidt’in ve Google Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Rosenberg’in Google’da işlerin nasıl yürütüldüğüne dair hazırladıkları Google Nasıl Yönetiliyor? kitabı, onlar hakkında bize ilk ağızdan çok önemli bilgiler veriyor.

Google’da işlerin nasıl yürüdüğünü, personellere nasıl davranıldığını, iş görüşmelerine gelen adaylara nasıl davranıldığını ve personelin daha yaratıcı işler ortaya çıkarmaları için ne gibi tekniklere başvurulduğu kitapta bizlere çok açık ve samimi bir dille anlatıyorlar.

Y kuşağıyla çalışanlar için harika ötesi bir kitap.

Hatta bu iki başarılı ve önemli insan, kitap içerisinde Facebook’un ve Apple’ın kendileri üzerinde oluşturdukları etkiyi de açık yüreklilikle ifade ediyorlar. Bu da onların zirvede olmalarına rağmen kendilerini nasıl sorgulayabildiklerini gösteriyor.

Google’un Kurucusu Larry Page’in Farkındalık Yaratma Özelliği

Kitapta Google’ın nasıl yönetilmekte olduğunu strateji, yetenek yönetimi, karar mekanizmaları, iletişim ve inovasyon başlıkları ile kategorilendiren yazarlar, Google’ın kurucularından olan Larry Page ve Sergey Bin’in bazı tecrübelerine de yer veriyor. Bunlardan en etkileyici olanını sizlerle paylaşmak isteriz.

Müşterinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde üretimlerin yapılması gerektiğini ve bu nedenle onlara odaklanmaları gerektiğini her fırsatta salık veren Larry Page, bir gün birkaç tane arama yapıyor ve yaptığı aramanın neticesinde çıkan sonuçların Google reklamları ile ilişkili olmadığını görüyor. Bunun üzerine Larry Page yerinden kalkıyor ve personeli azarlamaya gidiyor.

Tabi ki hikaye böyle değil! Larry Page karşılaştığı bu manzaranın ardından kalkıyor ve mola yerindeki panolara “Bu reklam rezalet” yazısını asıyor. Larry Page’in astığı bu yazıya daha sonra bir grup Google çalışanı rastlıyor ve ardından tüm hafta sonu yazıda belirtilen bu sorunun üzerine düşerek ortaya Google Adwords sistemini çıkarıyorlar.

İşte Google’da işler böyle yürüyor. Google çalışanları neyi nasıl yapacaklarını aslında biliyorlar. Sadece onlara ne yapmaları gerektiği konusunda farkındalık yaratacak bir lidere ihtiyaçları var. O lider de Larry Page olarak karşılarında duruyor.

Google Çalışma Prensipleri

Kitapta ayrıca genç girişimcilere tavsiyeler niteliğinde olan bazı ipuçları da veriliyor. İnsan kaynakları yönetimi, iş planı oluşturma, karar sürecini yönetme ve personeller arası hiyerarşik düzenin kurulması konularında verilmiş olan bu tavsiyeler, gerçekten her firma için bel kemiği değerinde. Bu tavsiye bölümlerini hiç bozmadan kitap içerisinden sizlere aktarmayı daha uygun gördük.

“Yöneticiler; mühendisleriyle, kimyagerleriyle, biyologlarıyla, tasarımcılarıyla, mimarlarıyla, doktorlarıyla, işçileriyle, öğrencileriyle – hangi sektörde olursa olsun kendi üretken akıllarıyla- birlikte çalışmalı, birlikte yemeli ve birlikte yaşamalıdır.”

“Hayır kültürü, şirketin o canlı startup ruhunu kaybettiğini, artık çok “kurumsal” olduğunu gösterir. Gereğinden fazla hayır cevabıyla karşılaşan üretken akıllar, zamanla sormayı bırakır ve çıkışa yönelmeye başlar.”

“Bir gün reklam sistemine getirilecek ve oldukça kar getirmesi mümkün olan bir değişikliğin faydaları üzerinde düzenlenen bir toplantıdayken, mühendis liderlerinden biri masaya yumruğunu vurdu ve ‘Bunu yapamayız kötülük olur’ dedi. Oda bir anda sessizliğe büründü sanki Eski Batı’da bir poker oyunu oynanıyordu ve herkes gibi kemerinde silah taşıyan oyunculardan biri, diğerini hile yapmakla suçlamıştı. Her an biri silahını çekebilir gibiydi. Eric o gün ‘Kötülük yapmayın’ mantrasının ne kadar ciddi olduğunu iyi anladı.” 

“Google adaylarında aradığımız en önemli özelliklerden biri de hızlı trenleri seçen, öğrenmeye devam eden kişilerdir. Bu ‘öğrenen insanlar’, muazzam boyutlardaki değişimleri atlatacak kadar zeki ve bundan keyif alacak kadar farklıdır.”               

“Spor dünyasında en iyi oyuncular çok fazla paralar kazanırken, iş dünyasında da bu durum geçerliliğini sürdürmelidir. En iyi oyuncunun çok daha iyi performans sergilemesini istiyorsanız, kendisini orantısız bir şekilde ödüllendirmeyi de bilmeniz gerekir.” 

“Toplantılara hep veri ile başlarız. Hiç kimse bir başkasını ‘Bence,’ ile başlayan cümlelerle ikna edemez. Birini ikna edeceksek, ‘Şu verilere göre,’ diye başlayan cümleler kurarız.”

“Şirket içinde zor sorular sormayı ve acıtacak olsa bile her zaman gerçekleri söylemeyi birer yükümlülük olarak çalışanlarınıza yükleyin.” 

“En iyi üretken akılların ayrılma sebebi, çoğu zaman kendilerine ait yeni bir girişim başlatmaktır. Sakın heveslerini kırmayın. Ancak size asansör konuşması yapmalarını isteyin. (Asansör konuşması girişimcilere, ‘Yeni fikrinle beni etkilemek için otuz saniyen var,’ deme şeklidir.)

“Kaynak dağılımı için 70/20/10 kuralını uygulamaya koyduk. Kaynağımızın yüzde 70’i esas işimize, yüzde 20’si gelişmekte olanlara ve yüzde 10’da yeni projelere ayrılacaktı.”