Araç sahibi olmak ve usta bir şoför olarak yolları aşmak hemen herkesin ortak isteğidir. Ancak araç kullanmakta en mahir olanlarımız dahi, bazı zamanlar en basit manevraları yapmakta zorlanabiliriz. Yeni geliştirilen sürücüsüz sensörlü araçlar sayesinde yeni bir dönem başlıyor. Artık park etmek için ileri geri manevralar yapmanın yerine bir komut vermeniz yeterli olacak. Siz içerisinde olsanız da araçtan inseniz de bu araçlar akıllı sensörleri sayesinde kendi kendini park edebilecekler.

Geleceğin teknolojisi her gün hayatımızın bir alanına adapte olarak kendini artık günümüze uygun hale dönüştürüyor. Çok yakın zamanda sensörlü araçların yanı sıra hazırlıklı olmamız gereken elektrikle çalışan araçlar, bu araçlar için kurulacak şarj istasyonları ve akıllı binalar, hayatlarımızın vazgeçilmezi olacaklar.

Sürücüsüz araç teknolojisi üzerine çalışan üç önemli ülke olan ABD, Singapur ve İngiltere arasında kıyasıya bir yarış devam ediyor. Bu amansız teknoloji yarışında geri kalmak istemeyen İngiliz hükümeti, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla sürücüsüz araç teknolojisine 100 milyon sterlinlik bir yatırım yapacağını ve bu teknolojinin geleceğin en önemli sektörünü oluşturacağını tüm dünyaya ilan etmiş oldu.

Bu teknolojinin gelecekte nerelere varacağı konusundaki belirsizlik sürse de büyük bir potansiyel taşıdığı Singapur ve Çinli yatırımcılar tarafından kabul ediliyor. Singapur’un sürücüsüz araç teknolojisi araştırmalarına liderlik yapan Dr Chua Yang Liang şöyle diyor:

“Sürücüsüz araçlar sayesinde, yaşlılar, engelliler ve sürüş yeteneği olmayanlar da araç kullanabilir hale gelecekler. Bu saydığımız grupların harita üzerinden istedikleri yere otomatik olarak gidebilmesini sağlayacak bu sistem, daha sonra herkes için cazip hale gelecek. Ayrıca bu teknoloji, emlak sektörüne olan talebi de arttıracak ve bu teknolojiye uygun evler ve park yerleri de hızla üretilmeye başlanacak.”

Gayrimenkullerin bu teknolojiye uygun hale getirilmesine dikkat çeken bir diğer önemli isim ise İngiliz Gayrimenkulleri Derneği Başkanı Dave Smith, bu konuyla alakalı yaptığı açıklamada şu noktaya dikkat çekiyor:

“Gayrimenkullerin önlerine ayrılan park yerlerinin çoğu zaman problem oluşturduğu bilinen bir gerçektir. Bu teknoloji sayesinde araçların tüm hareket alanları değişecek ve buna bağlı olarak da otoparkların tasarımı ve kapladığı alanlar da farklılık göstermek durumunda kalacaktır. Böylece gelecekte daha çok yeşil alana yer açılmış olacak gibi görünüyor. Bu da oldukça faydalı bir teknoloji olduğunu bizlere gösteriyor.”

Peki, bu teknolojinin etkisini gösterdiği ülkelerde ne gibi gelişmeler yaşanıyor?

Araç kullanan herkesin içinde gizli bir yerlerde bir canavar olduğu ve bu canavarın bazen akıl almaz kazalara neden olduğunu herkes bilir. Araç kullanmanın en basit gibi görünen fonksiyonlarından biri olan araç park etmenin bazen çok büyük kazalara neden olduğu ve kazalar sonucu can kayıplarının da yaşandığı ne yazık ki biliniyor. İşte bu duruma dikkat çeken Amerikan yetkililer, sürücüsüz sensörlü araçların getirdiği gelişen yenilikler sayesinde artık güvenliğin sağlanabileceğini açıkladılar. Detroit’teki Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı’nda BMW’nin araçlara kurduğu sensörlü sistem sayesinde yapılan park izleyenleri hayret içerisinde bıraktı.

Sürücüsüz araçlar üzerine çalışmaların yapıldığı bir diğer ülke de İngiltere. Milton Keynes şehrinde Andy Pascoe’nin yaptığı açıklamalara göre, bu teknoloji sayesinde park alanlarının verimsiz kullanımının da önüne geçilebilecek. Park yerlerinin daha verimli kullanılması ise boşalan alanların gayrimenkul sektörüne yönelik yeni binaların ve yapıların inşa edilmesi açısından kullanımını arttıracak.

Bu teknolojinin hızla geliştiği merkezlerden biri olan Singapur’da ise hazırlıkların tamamlanmasının ardından sürücüsüz taksiler ve toplu taşıma araçları hizmete girecek. Ülkenin önemli bilim adamlarından Dr. Chua yaptığı açıklamayla, “Bugün imkânsız gibi görünenleri yarın gerçek kılmak için çalışıyoruz. Birkaç yıl içerisinde Singapur caddelerinde yaygın olarak sürücüsüz araçlar göreceksiniz. Şehir planlayıcılarımız bunu göz önünde bulundurarak yeni yapılar kurmayı hayal etmeye başlamalılar.” şeklinde gayrimenkul sektörünün devlerine gönderme yaptı.

Sürücüsüz araç teknolojisinin gayrimenkul sektörüne ne gibi etkileri olacak?

Düşünüldüğünde sürücüsü olmayan bir aracın insan hayatına ne gibi etkiler yapacağını hayal etmek bile zorken, gayrimenkul sektörüne ne gibi etkileri olacağı daha da heyecan uyandırıyor. Metro sistemlerinin daha hızlı çalışmasından işyeri ve evlerin park alanlarının daha düzenli olmasına ve bu düzen sayesinde açılacak boş alanlara yeni gayrimenkullerin kurulabilecek olmasına kadar sektöre doğrudan ve dolaylı birçok etkisi olacağı düşünülebilir. Bu teknolojinin hayal olduğunu düşünüyorsanız, Google’ın şimdiden sürücüsüz araçlarla eve teslim yapacak araçların patenti için çalışmalar yapmaya başladığını bilmelisiniz.

Bugün çocuk yaşta olanlar için gelecekte bu teknoloji vazgeçilmez hale gelecektir. Çok değil, on yıl içerisinde bu teknolojinin günlük yaşamı etkileyen en önemli faktörlerden biri olacağına hep birlikte tanık olacağız. Liderler, önsezilerini doğru kullanarak teknoloji ve bilimin yardımıyla geç kalmadan yatırım yapanlardır.