Bu makalede bir kavramdan bahsedeceğiz: Dijital etiket. Bu kavram nedir ve gayrimenkul profesyonelleri için ne anlam ifade eder?

Teknolojinin ve teknolojiyi kullanmamızı sağlayan araçların dünyayı sürekli gelişen bir süreç içerisine çekmesi, bu teknolojiyi, trendleri ve müşterilerin beklentilerini yakalamak adına emlak profesyonellerini zorlamaya devam ediyor. Biz emlak profesyoneli olarak bunu başarmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak yeterli oluyor mu?

Unutmayın ki teknolojiyi kullanma biçiminiz sizin dijital etiketinizi oluşturur ve bu etiket kötü biçimde üzerinizde kalırsa çoğu zaman komik duruma düşebilirsiniz. Şimdi size yeterli olmayan noktalarda başvurabileceğiniz bazı ipuçları vereceğiz. Bu ipuçları, gerek meslektaşlarınızı ve müşterilerinizi etkilemek gerek utanç verici büyük gaflar yapmamak adına size hayat verebilir.

Geri sayım başlasın!

Kimseden faks numarası istemeyin

Günümüzün genç alıcıları ve satıcıları, artık çok daha fazla teknolojiye hâkim durumdalar. Eğer onlara antika bir yol seçerek faks yoluyla iletişime geçmeyi sunarsanız, gülünç duruma düşebilirsiniz. Üstelik karşınızdakiler, sektörü ve çağın getirdiklerini takip etmediğinizi ve bu alanda geri kaldığınızı düşünür. Çünkü bu yaptığınız, telefon yerine telgraf kullanmak gibi bir şeydir.

Saçma bir telefon melodisi seçmeyin

Kendi zil sesinizi seçebiliyor olmanız illa ki kendi istediğinizi seçmenizi gerektirmez. Dinlemekten keyif aldığınız müziği veya çocuğunuzun melek gibi sesini kaydederek melodi yapmaktan vazgeçin! Sadece kayıtlı olan klasik ve sizi resmî gösterecek bir melodi seçin ve onu kullanın.

Telefonunuzu sessize almayı unutmayın

Müşterileriniz ve stratejik partnerleriniz sizinle diyaloğa girdiğinde, sizden büyük bir dikkat beklerler. Bu anlarda onları dinlediğinizi ve önemsediğinizi belli etmelisiniz. Müşteriniz tam en önemli noktaya gelmişken “zırıl zırıl” çalan bir telefon ile sözünün kesilmesinden hiç hoşlanmayacaktır.

Üstelik bu yeni teknoloji çağında görgüsüzlüğün de bir göstergesi denilebilir. O nedenle telefonunuzu sessize alın ve gerektiğinde göz ucuyla kontrol edebileceğiniz bir noktaya koyun.

İzinsiz veri kullanmayın

Veri kullanımı bazen çok hassas bir konu haline gelebilir ve telefonunuzdan mesajla fotoğraf göndermenin bir kontrolü ve sınırı olmadığı için bu etik olarak sorunlu bir davranış olabilir. Facebook üzerinde bir fotoğrafı izinsiz kullandığınızda bunun fark edilme oranı daha yüksektir.

Ancak telefon mesajlaşmasında bunun kontrol edilmesi mümkün değildir. Siz yine de teknoloji etiğine uyarak mesaj atacağınız resimleri göndermeden önce sahiplerinden izin alırsanız, bu dijital etiketiniz açısından son derece olumlu bir ilerleme olacaktır.

Rastgele etiketler oluşturmayın

Sosyal medya platformlarında kullanılan etiketler sohbetlere katılmanıza olanak sağlar. Bunları kullanmak çok önemlidir. Ancak bu etiketleri doğru ve alakalı yerlerde kullanmazsanız başkaları için çok can sıkıcı ve itici hale gelebilirsiniz.

Pinterest’i küçümsemeyin

Eğer sektörünüzle ilgili bir blog sahibiyseniz ve bloğunuzda çok sayıda resim ve fotoğraf kullanıyorsanız, Pinterest platformunu mutlaka kullanmalısınız. Her ay milyonlarca kişinin ziyaret ettiği Pinterest, bir emlak profesyoneli için vazgeçilmezler arasında olmalıdır.

Sosyal medyada bir ‘spammer’ olmayın

Her emlak portföyünüzü ve her ayrıntıyı Facebook’ta paylaşmak veya Twitter’da etiketlemek zorunda değilsiniz. Üstelik bunu tüm sosyal platformlarda aynı anda aynı verilerle yapıyorsanız daha da vahim bir durum olur.

Sizi hem Facebook’tan hem Twitter üzerinden takip edenler sürekli aynı ve benzer içeriklere rastladıkça, zaman içinde gereksiz içerik paylaşan bir spammer durumuna düşebilirsiniz.

Instagram hesabınızı Twitter’a bağlamayın

Instagram hesabınızı Twitter’a bağladığınız zaman, paylaşmış olduğunuz fotoğraflar Twitter’da sadece link olarak görünür ve tıklandığında başka yere yönlendirir. Dolayısıyla bu saçma hareketi asla yapmayın. Ancak şöyle yapabilirsiniz: Önce Twitter’da bir fotoğraf paylaşıp ardından bunu Instagram’da paylaşabilirsiniz.

Sembolleri aşırı kullanmayın

Emoji denilen yüz ifadelerinden oluşan sembolleri kullanmayı genel olarak çok seviyoruz. Ancak bunun iş hayatında hiç profesyonel görünmediğini kabul edelim. Tıpkı on dört yaşında bir çocuk gibi her cümlenin sonunda bir surat ifadesi kullanmak karşımızdakine biraz lakayt gelecektir. İş hayatı biraz ciddiyet ister.

Her görüşmenize tüm cihazlarınızı taşımayın

Teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, insana en iyi öğretici yine bir insandır. Bir randevuya giderken illa ki akıllı telefon, tablet ve laptop gibi cihazları peşinizden sürüklemek zorunda değilsiniz. En azından hepsini değil, eğer sunum yapmayacaksanız sadece telefonunuzu taşıyabilirsiniz.

Mobil uyumlu olmayan bir web sitesi yapmayın

Eğer mobil uyumlu olmayan bir web sitesine sahipseniz, boşuna uğraşmışsınız demektir. Artık çoğunlukla mobil üzerinden girilen web sitelerinde bu ayrıntı göz ardı edilmemeli.

Linkedin bir Facebook değildir 

Gerçek emlak profesyonelleri(şahin) ile profesyonellikle alakası olmayan doğan görünümlü şahinleri birbirinden ayrıldığı nokta, sosyal mecra üzerinden yaptıkları paylaşımlardır. Özellikle kariyer ve iş bulma sitesi olarak en son Microsoft‘un 26 milyar dolar değerlemeyle satın aldığı Linkedin sitesi,  iş profesyonellerinin buluşma, iş ağını genişletme ve yeni iş imkanları yaratma açısından son derece önemli bir sosyal medya kanalıdır.

Fakat bu mecrayı hala kişisel olarak kullanan çok komik kişilere rastlamakta pekala mümkün. Bu mecrada özellikle “Günaydın”, “İyi akşamlar”, “Hafta sonunuz iyi geçsin” gibi  paylaşımları görmek artık çok sıkıcı bir hale geldi. Ve özellikle şikayetler, sızlanmalar, değişik dini ve siyasi paylaşımlar gibi profesyonelliğinizden eser kalmayan bu tür ifadelerin yeri gerçekten Linkedin değil. Paylaşımlarınızı eğer bu şekilde sürdürmeye devam ederseniz komik duruma düştüğünüzü size kimse söylemeyecektir.