Hey gidi günler :))

Sahip olduğumuz kolay kullanımlı ve masrafsız teknoloji sayesinde günümüz şartları, küçük emlak ofisleri için inanılmaz bir avantaj sağlıyor. Artık zaman alıcı görevler tarihe karışıyor. Bir akıllı telefon kullanılarak ofisin yönetim kademesindeki tüm görevler gerçekleştirilebiliyor. Sürekli olarak yeni bir şeyler geliyor ve rahatsız edici küçük görevler elimine ediliyor. Böylece zaman, sadece gelir oluşturmaya harcanabiliyor.

Artık iletişim kurmak için postaneye veya küçük parasal işlemler için bankaya kadar gitmek zorunda değilsiniz. Çünkü mobil bankacılık ile her türlü işinizi görebiliyorsunuz. Arabanızı park ettiğiniz otoparkın parkmetresine kadar yürümek zorunda değilsiniz. Çünkü bir toplantı sırasında işiniz uzadığında mobil üzerinden yarım saat daha park ücreti ödeyerek süresini uzatabiliyorsunuz. Tabiri caizse ayak işleri ortadan kalktı ve işinize ayırdığınız zaman arttı.

Borsa, döviz kuru, hava durumu, haber için teletext kullananlar burada mı? :)

Tuğla ve Harca Gerek Yok

Küçük bir emlak ofisi olarak, pahalı fotokopi makinelerini satın almak zorunda değilsiniz. Sayısı sürekli artan dosyaları istiflemek için kocaman dolaplarla dolu olan bir odaya ihtiyacınız yok. Teknoloji, bütün bunları sizin için kolayca hallediyor.

Diğer firmalar ile iletişim, her platformdan ve her zaman gerçekleştirebileceğiniz anlık mesajlaşmalar sayesinde artık çok kolay. Görüşeceğiniz insan ile bir iş birliği kurmanız için illa ki onun yanında oturmanız gerekmiyor. Arada dağlar kadar mesafe de olsa, yaratıcı teknoloji sayesinde görüntülü konferanslar sağlayarak dünyanın her yerinden herkesle işbirliği yapma imkânınız var.

Bazen iş sırasında kağıt kaleme ihtiyaç duyulur. Artık buna gerek yok. Şimdi kalem ve kağıdın yerini bir tablet veya bir akıllı telefon alıyor. Çünkü tüm verileriniz ve işlemleriniz artık teknolojik cihazlar üzerinde bulunuyor.

Daha Fazla Zaman

Eğer günün sonunda ekstra bir zamanınız kalıyorsa, kendinize bunun akıllı çalışma sisteminiz nedeniyle olduğunu hatırlatın. Çünkü daha fazla zaman size daha fazla para kazandırmaz. Ancak akıllı bir sistemle çalışmanız hem size para kazandırır hem de günün sonunda daha fazla vakit kazanmanıza neden olur. Unutmayın ki sizin işiniz saati yumruklamak değil, sadece görevlerinizi yapmak ve gelirinizi arttırmaktır.

Şöyle bir düşünün. Yıllar evvel, telefonlar olmadan önce, bir e-postayı okumak veya cevaplandırmak için ofisinize veya evinize ulaşmayı beklerdiniz. Bir arama yapmanız gerektiğinde de aynı şey geçerliydi. Bu anlamda zaman yönetimi için yapabileceğiniz pek bir şey yoktu. Ancak şimdi bu tür şeylere zaman harcamak zorunda değilsiniz ve daha bol vaktiniz var. Dolayısıyla akıllı bir çalışma sistemi ile zamanı iyi değerlendirmeniz tamamen size bağlı.

Şimdi sabah yatağınızdan çıkmadan bile akıllı telefon ile birkaç işinizi halledebiliyor ve işe başlamak için ekstra zaman kazanabiliyorsunuz. Başkalarıyla konuşmanızı sağlayan, bir liste oluşturmanızı sağlayan, takvim ve GPS gibi sistemler ile size kolaylık kazandıran akıllı telefonlarınız, hatta dünyanın öbür ucundaki bir alıcıya ev gösterimi yapmanızı bile sağlıyor.

Teknoloji Eğitimi

Tüm bu artıları düşündüğümüzde, gayrimenkul pazarında neden bu kadar hızlı bir şekilde firma sayısının arttığını anlayabiliyoruz. Öyle ki gayrimenkul sektörünün en az yarısı, küçük ve bağımsız emlak ofislerinden oluşuyor.

Bu emlak ofisleri, her geçen gün kendilerine teknolojik yatırımda bulunacak büyük emlak markalarıyla anlaşmaya çalışırlar. Ancak emlak markaları, böyle bir yatırım yerine, küçük işletmelerin eğitimini destekleyici faaliyetlerde bulunmayı tercih ediyorlar.

Gayrimenkul firmaları, başka firmalar tarafından kendilerine sağlanan teknolojik yatırımın yanı sıra kendileri de işlerini kolaylaştıracak teknolojiye yatırım yapabilirler. Ancak nasıl kullanacağını bilmeden bu teknolojilere sahip olmanın hiçbir anlamı yoktur. Dolayısıyla gayrimenkul teknolojisi dünyasının derinlerine inmek için öncelikle kendinizi geliştirmeniz gerekiyor.

Mazeretler

Tüm bu artıların yanı sıra teknolojiyi kullanmak istemeyen firmalar da hala mevcut. Teknolojiye yaklaşmayan firmaların bu tercihlerini açıklamak için kendilerine göre bazı sebepleri var. Hiç şu tür sözler ile karşılaştınız mı?

“Online havale hiç güvenilir değil. Şubeden yapılan havale daha güvenli.”

“Kendi el imzamı kullanmaktan hoşlanıyorum. Bu, elektronik imzalara göre daha kişisel bir iş yaptığımı hissettiriyor.”

“Bulut depolama hiç güvenli değil, her an hacklenebilir.”

“Biz hala faks makinesi kullanıyoruz, çünkü bu e-postaya göre daha güvenilir.”

“Müşterilerim bu tarz teknolojik yaklaşımlardan hoşlanmıyor.”

“10 yıldır teknoloji olmadan bu işi yapıyorum ve hiçbir sorun yaşamadım. Bu şekilde devam edeceğim.”

Gördüğünüz üzere bazı firmalar gelişen teknoloji dünyasına ayak uydurmamak için direniyor ve sebepleri ise genel olarak güvenlik konusu üzerine şekilleniyor. Elbette sürekli gelişen teknolojik sistemlerin her geçen gün daha iyi bir güvenlik aşaması kaydettiğini biliyoruz. Ancak riskleri ne olursa olsun, getirdiği faydalar risklerin önüne geçiyor.

Daha da ileri bir noktadan bahsedersek, sektörleri teknolojiyi kullanmaya zorlayan küresel değişimler, artık firmaların teknolojiden kaçarak bir köşede sağlam durma ihtimalini yok ediyor. Dolayısıyla bu gerçeği görerek iş dünyanızı şekillendirmeniz önünüzdeki birkaç yıl içerisinde sizin için çok önemli olacak.