Teknoloji odaklı sistemlerin gelmesi ile birlikte, broker odaklı modelde görülen düşüşün, son 20 yıl içerisinde ciddi boyutlara ulaştığını söyleyebiliriz. İki yıl öncesine kadar emlak brokerları kendi çevrelerinde dönen emlak sektöründe önemli bir yere sahipken, şimdi ise büyük bir ilgisizlik ile yüz yüzeler. Teknoloji dostu yaşayan müşteriler, artık emlak brokerlarını devreden çıkaran uygulamalara yöneliyorlar.

Aşağıdaki hazırladığımız grafik, sizlere emlak sektöründeki geleneksel emlak modelinden teknolojik emlak modeline geçişte, broker merkezli iş modelinin seyrinde görülen değişimi sunuyor. Grafikten anlayacağınız üzere, 1920’li yıllarda büyüme aşamasına geçen emlak broker işi, 2000’li yılların başında zirve noktasına ulaşıyor ve 2010’lu yıllardan itibaren ise ciddi bir düşüş evresine geçiyor. İçinde bulunduğumuz 2016 yılı ise bu düşüş evresinin başlangıç bölümünde yer alıyor. Grafiğin kırmızı çizgi ile belirtilen 2020’li yıllardan sonraki kısmı ise geleceğe yönelik bu düşüş seyrinin devam edeceği öngörülerek çizilmiştir.

Not: Makale içeriğimizin dünya çapında bir değerlendirmeyi baz aldığını göz önüne almanızı tavsiye ediyoruz. Dünyada yaşanan gelişmelerin Türkiye de dahil olmak üzere diğer ülkeler üzerindeki etkileri asla göz ardı edilemez. Dünya çapında değişen seyrin, 2-3 yıl gecikme ile ülkemizde de etkin olacağını zihinlerimizden çıkarmayalım.

Giriş (1847-1923)

1847 yılı itibariyle modern gayrimenkul endüstrisi, iş dünyasındaki ilk yolculuğuna başlamıştı. Yerel coğrafi bilgilerin paylaşılması, o dönemde büyük bir yenilikti. Ve bu veri paylaşımı ile birlikte emlak brokerlığı denilen iş alanı ortaya çıkmış oldu. Amerika başta olmak üzere daha pek çok ülkede gayrimenkullerin satışı bir sisteme bağlandı ve geleneksel çoklu listeleme sistemleri geliştirildi. Gayrimenkul bilgilerinin depolandığı bu sistemler, 21. yüzyılın başlangıcında çeşitli gayrimenkul portallarının da ortaya çıkmasına neden oldu.

Büyüme (1923-2000)

Çoklu listeleme hizmetlerinin alıcı ve satıcılar üzerindeki etkisi, 1923 yılı itibariyle daha fazla şirketin kurulmasına yol açtı. 1970’li yılların sonunda artık gayrimenkul sektöründe dernekler ve kuruluşlar ortaya çıkmaya başladı. Bölgelere göre evlerin ve yaşamsal özelliklerin verilere dökülmesi, bu verilerin arşivlenmesi anlamında, kurulan dernekler büyük kolaylık sağladı. Derneklerin yaptığı anketler ve istatistik çalışmaları neticesinde gayrimenkul sektörüne giren pek çok broker, büyük adımlar atmış oldu. 2000’li yıllara yaklaşırken ise artık gayrimenkul sektöründeki rekabet son derece yoğun bir alan haline geldi.

Zirve (2000-2020)

2000’li yıllara gelindiğinde sektör zirve noktasındaydı. Ancak zirve dediğimiz nokta, aynı zamanda ardından gelen bir düşüş seyri olacağı anlamına geliyordu. İnternet veri değişimi dediğimiz gelişme ile artık gayrimenkul sektörüne ait tüm veriler internet ortamına da aktarılmaya başladı.

Bu durumu fark eden emlak brokerları, gidişattan yararlanmayı ve internet ile gayrimenkul sektörünü bağlantılayarak geliştirmeyi tercih etti. Verilerin internet ortamına aktarılması ile birlikte, yeni internet siteleri oluşturulmaya başladı. Alıcı, satıcı ve broker taraflarına yönelik kullanım alanı bulunan platformlar ortaya çıktı.

Tüketiciler internet girişimlerine artık güvenmeyi öğrendiler ve öğrendikleri bilgiler ışığında brokerlara daha şüpheyle yaklaştılar. Emlak brokerları ise, uzun vadeli planlar yapmamalarının pişmanlığını yaşamaya başladılar.

Yeni başlayan firmalar adapte olamadıkları için çabuk pes etmeye, yaşlı firmalar ise talebi karşılayamadıkları için kapanmaya başladılar. Emlak brokerlar bu haldeyken, tüketiciler ise internet girişimleri ile ihtiyaçlarını gidermeye devam ediyorlar.

Son noktada, sosyal medyadan ve internet ortamından uzak bir gayrimenkul işi yapılamaz hale geldi. Günümüzde artık gayrimenkul sektörü, teknoloji olmadan fayda getirmiyor.

Düşüş (2020 ve sonrası)

İçinde bulunduğumuz 2016 yılında durum böyleyken, emlak sektöründe emlak brokerlara olan ihtiyacın 2020’lerden sonra iyice düşeceği öngörülüyor. Ancak geleneksel emlak broker modelinin düşüşü, aynı zamanda yeni bir emlak broker modelinin de ortaya çıkmasına neden olacak. Çünkü emlak brokerları sektördeki koltuklarını tamamen teknoloji alanına bırakmak niyetinde değiller. Eğer teknolojinin getirdiği nimetleri zekice kullanabilirsek ve bu araçlarla alıcı-satıcı ihtiyaçlarını karşılayabilirsek varlığımızı sürdürebiliriz şeklinde olumlu yaklaşmaya devam ediyorlar.

Artık farklı bir dünyada yaşadığımızı ve farklı bir çağın içerisine girmekte olduğumuzu idrak etmemiz gerekiyor. Üretici-tüketici arasındaki satış kavramının boyutları değişiyor. Teknolojiden bağımsız hareket edemeyeceğimizi kabullenmeli ve kendimizi bu yönde geliştirmeliyiz.