MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Media Lab’ın sokakların güvenlik durumlarını öngören bir algoritma geliştirerek ortaya koyduğu StreetScore projesi, emlak danışmanlarına, yatırımcılara, inşşat firmalarına, araştırmacılara ve şehir planlamacılarına sokakların durumunu daha iyi anlamalarında yardımcı oluyor.

2011’de bir grup MIT araştırmacısı internet üzerinden insanlara oynamaları için Place Pulse isimli bir oyun başlattı. Bu oyunda, Google Street View aracılığıyla alınan ve yan yana dizilerek insanlara coğrafi etiketlerle sunulan farklı sokak görüntüleri sunuldu. İnsanlara bu fotoğraflardan hangilerinin daha güvenilir, daha yaşanabilir veya daha iç karartıcı göründüğü soruldu. Kullanıcılar bir seçimi yaptıktan sonra hemen diğer bir fotoğraf dizisi görünüyordu. Dolayısıyla ortaya çok fazla tıklama ve bunun sonucunda da bir takım istatistikler ortaya çıktı.

Bu oyun bir süre oynandıktan sonra CityLab bu verileri, binalarla, ağaçlarla veya yürüyüş yolları ile dolu sokakların insanlarda nasıl bir algıya sebep olduğu üzerine yaptıkları çalışmada kullandıklarını duyurdu. Neticede beş yıl boyunca hızla devam eden tıklamalar sonucunda dünya çapında 80 binden fazla insan bu oyuna katıldı ve 100 bin fotoğraf üzerinden yaklaşık bir buçuk milyon tıklama gerçekleşti.

MIT Media Lab araştırmacılarından başka bir grup ise ortaya çıkan bu verileri alarak, bu veriler üzerinden sokakların güvenlik derecelerini hesaplayan bir algoritma oluşturdu ve her fotoğrafın güvenlik derecesini harita üzerinde farklı renkler, şekiller ve desenler ile göstermeyi denedi. Bu algoritma sayesinde New York City, Boston, Chicago, Detroit, Philadelphia şehirlerindeki sokakların güvenlik derecelendirmelerini ortaya çıkarmayı başaran araştırmacılar, daha sonra StreetScore olarak adlandırıldı.

StreetScore Nasıl İşliyor?

Haritada güvenli sokaklar yeşil, orta derece güvenliğe sahip sokaklar turuncu ve güvensiz olanlar ise kırmızı olarak görünüyor. Haritadaki noktalardan herhangi birine yakınlaştığınızda ise köşede o sokağın bir fotoğrafı beliriyor ve üzerinde 10 üzerinden aldığı güvenlik puanı görünüyor. Örneğin Philadelphia’nın sokak şemasını gösteren aşağıdaki haritada, liman bölgesindeki kesimdeki kırmızılık nedeniyle o bölgenin daha az güvenli olduğunu anlayabiliyoruz.

Projenin araştırmacılarından biri olan Nikhil Naik, sokaklardaki güvenlik derecesinin o sokakta bulunan binaların yapılarına göre de değişiklik gösterdiğini belirtiyor. Örneğin, modern ve düzenli binaların olduğu bölgeler, tuğlaların alelade döşendiği binaların olduğu bölgelere göre daha güvenilir olarak ortaya çıkıyor. Naik, aynı şekilde ağaçlık alanların yoğun olduğu sokakların, çıplak yollara oranla biraz daha güvenilir bulunduğunu söylüyor.

Naik ve ekipteki diğer araştırmacılar, StreetScore projesi için 25 Amerikan şehri üzerine yoğunlaşmış durumda. Ancak bu coğrafya hedeflerini tüm dünyaya yayılacak şekilde zamanla genişletmeyi planlıyorlar.

Gayrimenkul Sektörüne Faydası Ne Olabilir?

Bu sıradışı projeyi görenlerin ve duyanların aklına bir soru geliyor: Sokakların güvenli olup olmadığına insanların fotoğraflara verdiği cevaplar ile karar veren ve bu cevaplar ışığında oluşturulan bir harita, gerçekten o bölgelerin güvenli veya güvensiz olduğunu gösterir mi?

Araştırmacı Naik bu konuda şu açıklamayı yapıyor: “Bu haritalar, elbette insanların bir yere gidip gitmemesini belirleyemez. Diğer anlamda bu haritalar, sokaklardaki suç oranlarının yüksek veya düşük olduğunu asla göstermez. Bu haritaların oluşturulmasındaki asıl amaç, şehirlerin bina yapılarının ve sokak görüntülerinin bir harita şeklinde ortaya konması ve şehir planlamacıları ile müteahhitlerin ileriki projelerinde daha iyi işler ortaya çıkarmaları için bir aracı olmasıdır.”

Tüm bu bilgiler ışığında anlıyoruz ki StreetScore adı verilen bu haritalar, gayrimenkul çalışanlarına şu şekilde bir fayda sağlayabilir. Emlak sektöründe bir firma kurmayı ve büyümeyi hayal eden gayrimenkul profesyonelleri, daha iyi bina yapılarının bulunduğu bir muhite işletmelerini kurabilmek için bu haritadan faydalanabilirler. Veya ev satın almak isteyen veya ev satacak olan müşterilerine bu haritadan faydalanarak liste sunabilirler.

emlakbroker.com’un yorumu: Unutmayın ki her yeniliği takip etmek ve kendi işine adapte etmek, bir emlak brokerının/danışmanının temel özelliklerinden biri olmalıdır. Aynı derecede ülkemizde gayrimenkul alanında faaliyet gösteren firmalar ve girişimcilerin bu tür faydalı uygulamaları ülkemizde biran önce hizmete sunmalıdır.

Fakat gelişmekte olan ve gelişmiş olan ülkelerdeki belirgin farklılıklar(demaografik yapı) maalesef  ülkemizde de karşımıza olumsuz haliyle çıkmaktadır. Sadece seri ilan sitelerinin varlığı ve bir kaç cılız gerçekçi olmayan verilere dayalı girişimler dışında emlak sektörüne olan katkı yetersiz kalmaktadır. Oysa ki vizyoner sahibi girişimci kişilerin öncülüğünde birçok uygulanabilir faydalı projelerin hayata geçirilmesi ülkemizdeki emlak sektörünün seyrini önemli ölçüde değiştirecektir. Şimdilik alsat ikilisinden başka bir yapının işlemediği emlak sektöründe yeni ve önemli fırsatlar söz konusu.

Ülkemizde özellikle emlak sektöründe neden yeni girişimler çıkmıyor konulu yazımızı yakında yayınlayacağız. Bu sektörün içerisinde yer alan gayrimenkul firma sahipleri, emlak franchise şirketleri, Ceo’lar, yöneticiler ve de emlak profesyonelleri özellikle okumalı.

Bir çok firma ve sahibinin, yönetim kademelerinde yer alan yöneticilerin yazımızı okuduktan sonra yapacakları ilk iş; kendilerini ve şirketlerinin vizyonlarını sorgulayacak olmaları. Büyük değişimlere yol açacak bu yazımız işini geliştirmek ve farklılık yaratmak isteyen herkesi kendine getirecek.

Takipte kalın…