Emlak sektöründe başarıya giden yol internet ortamında ya da yazılı basında var olan büyük kalabalıktan sıyrılabilmekten geçmektedir. Ancak bunun için elinizdeki her şeyi kullanmanız gerekmez. Emlak yayınlarınızda önemli olan okurların kendini bulabileceği ve dikkatini çekebileceğiniz başlıkları atmak gereklidir.

Bu konuda bahsedeceklerimizi ünlü Fransız yazar Jacques Prevert’in hikayesini temel alarak size aktaracağız.

Prevert NewYork’ta, Brooklyn Köprüsü üzerinde “Kalacak yeri olmayan kör biriyim” yazılı tabela tutan bir dilenci ile karşılaşır. Ona işlerin nasıl gittiğini sorar. Dilenci “Çok kötü. İnsanlar para vermeden önümden geçip gidiyor, domuzlar” diye cevap verir.

Prevert adamın elinden tabelayı alır ve yazıyı değiştirir.

Birkaç gün sonra, dilenciyi tekrar görmeye gider ve işlerini sorar. Dilenci “Müthiş, günde üç kere şapkam para doluyor.” der.

Prevert tabelada ki yazıyı şöyle değiştirmiştir; “Bahar geliyor, fakat ben onu göremeyeceğim.”

Burada yazarın altını çizmek istediği konu şudur; “Ne söylediğiniz, nasıl söylediğiniz kadar önemli değildir”. Reklam ya da tanıtımlarımızı düzenlerken hikayeleştirmeyi ve insanileştirmeyi unutmamamız gerekmektedir.

Peki bu konu üzerine biraz daha eğilecek olursak, birinci başlık ile ikinci başlık arasındaki fark nedir? Eski pazarlama değimleri ile tarif edecek olursak tabelada yazan ilk cümle “Biftek” ise ikincisi “Bifteğin cızırtısı” yani buradaki amaç; bifteği değil, bifteğin cızırtısını satmak. Tabelada ki ilk cümle direkt olarak gerçek durumu belirtirken, Prevert’in yazdığı yazı olaya hikaye katıyor.

Peki bu durumu emlak sektöründe nasıl uygulayabiliriz?

Bu yazımızda, elinizdeki gayrimenkuller için hazırlayacağınız tanıtım başlıklarını belirlerken kullanabileceğiniz ipuçlarından bahsedeceğiz.

Başlığınızda kısa bir hikayelendirme yapmaya çalışın.

Örnek olarak ;”Denizin kıyısında bir ev. 4 oda ve 3 banyolu” yerine “Aile’ye uygun büyüklükte müthiş bir yazlıkta güneşin doğuşunda sarhoş olmaya hazır olun” gibi bir cümle kullanabilirsiniz. Ya da “Büyük mutfak. Ahşap zemin. Mimari tasarım” yerine “Evin dışını görünce heyecanlanacak, mutfağı gördüğünüzde kendinizi kaptıracaksınız” kullanabilirsiniz.

Bir ev satın almak, fiziksel bir eylem olmasının yanında duygusal temeller taşır. Vurgu cümlelerini insanların pozitif etkileneceği şekilde hazırlamalısınız. Aktif kelimeler kullanıp, etkileyici sıfatlarla süslemeli ve kısa vurgular ile dikkati odaklamalısınız;

“Tamamen sizinle alakalı değil! (Yoksa öyle mi?)”

Başlık ile tanıtım cümlesi arasında fark vardır. Bir emlak profesyoneli olarak kendinizi tanıtan metinler hazırlarken bu farkı daha rahat anlayabilirsiniz.

Bu kuralı gösteren bir iki örnek verirsek:

Başlık: Ne iş yapıyorsunuz?

Tanıtım: Müşterilerinize ne sağlıyorsunuz?

Tanıtım cümleniz bir başlık değildir. Bir kancadır. Başka bir konu ile ilgilenen bir kişinin dikkatini çekmekte kullanacağınız bir araçtır.

Geleneksel emlakçı tanıtımı:

Gayrimenkul alıcı ve satıcıları için her türlü hizmet sağlanır. Bu bölgede aradığınız deneyimli emlak acentası. Ev almak ya da satmak mı istiyorsunuz? Arayın (Emlakçı İsmi).

Üstte yazan cümleler ne ile alakalı? Emlak ofisi ile ilgili ne anlatıyor?

Şimdi bir de başka açıdan bakalım.

İlgi çekici emlak ofisi tanıtımları:

Rüyalarınızı İstanbul’ da inşa edin. Evinizi hemen satmak mı istiyorsunuz? 21 adımdan oluşan planımı uygulayalım! Emlak işini tatil yapmaktan daha çok seviyorum

Hikaye anlatmak en eski sanatlardan biridir. Ama son günlerde tekrar keşfetmeye başladık. Tanıtım cümleleri bu sanatın uygulanabileceği benzersiz bir alandır.

Biz emlak sektöründe çalışanlar için son bir ipucu;

Tanıtım cümlelerinizi yazarken kendinizden biraz bir şeyler katın, direkt olarak müşteriye hitap edin.