Bu yıl mart ayında ortalama ev fiyatları dünya çapında yüzde 3.4 arttı, ancak fiyat değeri büyümesi ise en iyi performans gösteren ülkelerde yavaşlıyor.

Türkiye’nin Dış İlişkilerinin Yansımaları

Knight Frank’ın Küresel Ev Fiyatları Endeksi’ne göre, 2016’nın ilk çeyreğinde Türkiye ilk sıralarda yer alırken, son çeyrekte yıllık büyümesinin yüzde 18’den yüzde 15’e gerilediğini görüyoruz. Öte yandan Türkiye’nin 2014’ün ortasından beri bir yatay büyüme veya yavaş büyüme döneminin içinde olduğu gözlemleniyor. Tabi ki bunda güvenlik şüpheleri, Rusya’nın yapmış olduğu yaptırımlar ve artan baskının etkisi çok büyük. Bu durum liranın değerinin düşmesine ve Türkiye’ye yapılan yatırımların azalmasına neden oldu. Oysa hepimizin bildiği gibi bu sorunlar olmadığı zaman Türkiye, geniş emlak pazarındaki yüksek talep düşük arza rağmen büyük bir potansiyele sahip oluyor.

Ekonomisi Zayıflayan Avrupa Pes Etmiyor

Knigt Frank Endeksi’ne göre güçlü oyuncular olan Yeni Zelanda ve Avustralya, fiyat artışında daha ölçülü görünüyor. Avrupa artık zayıf bir oyuncu olmasına rağmen küresel ekonomik dalgalanmalar Euro bölgesinde hala etkinliğini sürdürüyor.

Bu konuda Knight Frank Uluslararası Konut Araştırmacısı olan Kate Everett-Allen de görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Ekonomik dalgalanmalar Euro bölgesinde ısrarla kendini göstermeye devam ediyor. Çünkü yirmi başarı sıralamasının yirmisini de Avrupa ülkeleri doldurmuş durumda ve bunların dokuz tanesi Euro bölgesinde bulunuyor.”

Avustralya’nın fiyatlarda yaptığı azaltma yüzde 1.75 değerinde olmasına rağmen, aynı oranda oluşan mortgage borçları nedeniyle fiyatlarda bir büyüme olması mümkün olmadı. Yeni Zelanda’da ise konut fiyatları yıllar içinde yüzde 11 oranında artış gösterdi, ancak 2015’in üçüncü çeyreğinde zirve noktalardan en düşük noktasına geriledi. Zayıf ekonomik büyüme ve düzenleyici değişiklikler, yatırımcılar için yüksek depozitoyu arttırdı ve bu durum talebi de kesin şekilde etkiledi.

Amerika ve İngiltere’de Siyasi Endişeler

Amerika ve İngiltere ise 2015’in ilk üç ayında sırasıyla yüzde 0.9 ve yüzde 1.6 fiyat artışı göstererek, başta seçim dönemleri kaynaklı olmak üzere siyasi endişelerin etkisini bu şekilde yaşadı.

En hızlı gelişim gösteren ülkelerin toplandığı BRICS ülkelerinde bile yıllık fiyat artışı, 4 yıl önce yüzde 11 gibi bir rakama ulaşmışken, Mart 2016’dan itibaren ortalama yüzde 3’lük bir düzeyde kendini gösteriyor. Sermayenin kaçışı, paranın dönüşümü, geçici eşitlikçi pazar ve yavaşlayan ücretler, günümüzde talebin önünde bir engel olarak durmaya devam ediyor.

Asya Pazarı Tökezliyor

Asya pazarı ise bu aşamada tökezleyen ülkeleri içeriyor. Singapur, Hong Kong ve Tayvan’da tüm fiyatlardaki düşüşün Mart 2016’dan beri yüzde 3 ile yüzde 6 arasında olduğu gözleniyor. Cansız bir ekonomik büyümenin kombinasyonu olarak düzenleyici ölçümler ve değişimler fiyat büyümesinin dizginlenmesine neden oluyor.