Emlakbroker.com diyor ki:

“Bugüne kadar, iş yaşamınızı daha kaliteli hale getirmenizi sağlayacak farklı bakış açılarını sizlere sunmak amacıyla, Shane SmollenDirk ZellerBarbara Corcoran gibi başarılı emlakçıların sırlarından bahsettiğimiz çok olmuştur. Bu makalelerde kimi zaman The Agency gibi sektörün felsefesini değiştiren bir firmadan tüyolar verdik, kimi zaman da Alexander Phillips gibi emlak sektöründe büyük başarı yakalamış bir ismin çalışma sırlarını yansıttık. Bazen de emlak sektöründen olmayan ama bakış açıları ile ilham kaynağı olan Steve Jobs, Muhammed Ali ve Dewey Bozella gibi kişilerin hikâyelerinden ve başarılarından bahsettik.

Yayınladığımız bu başarı öykülerine baktığımızda, başarıya giden yolda izlenen yolların emlakbroker.com ekibi olarak yazmış olduğumuz makale içerikleri ile birebir örtüştüğünü görmek mümkündür. Takip ederek okuyan her danışmanın, bu makalelerimizden öğreneceği çok farklı deneyimler ve bilgilerin olduğunun ve bu bilgilerin edinimi sayesinde başarının kaçınılmaz olduğunun altını çizmek isteriz. Ekibimiz bu doğrultuda titizlikle çalışmaya devam ediyor.

Bu tarz makalelerden sonra aldığımız geri dönüşler de, sizlerin bu gibi başarılı kişilerin sırlarına ne kadar önem verdiğinizi ve bu tarz içeriklerden ne kadar çok faydalandığınızı bizlere gösterdi. Gelinen noktada ise emlakbroker.com olarak yayın planımız içerisinde her hafta başarılı bir emlakçının başarı sırlarını sizlerle paylaşmaya karar verdik. Artık her Cuma günü “Başarılı Emlakçılar” başlığı altında, sizler için hazırladığımız bu makalelere erişebileceksiniz. Faydalı olması dileğiyle…” 

Geleneksel Gayrimenkul Modeli ile Kazanan Emlak Dehasının Örnek Çalışma Stili

Michael Friedman… Her sabah kravatını bağlıyor, takımını çekiyor ve cilalanmış ayakkabılarını giyerek emlak ofisi The Grubb’a doğru yola koyuluyor. Hatta iş arkadaşları olan Ed Kuo ve Dana Cohen, onun bu geleneksel bakış açısını yansıtan görünümü hakkında ufak bir takılma ile sabaha başlıyorlar. Üçlünün sabaha bu neşeli başlangıcı, “eski okul” bankacı stilini özetliyor değil mi? Ancak The Grubb firmasının emlak danışmanları olan bu isimlerin elde ettiği başarılar, hiç de yabana atılacak cinsten değil. The Grubb 2014 yılında, içinde bulunduğu piyasanın yüzde 14’ü gibi büyük bir oranını temsil etmesinin yanı sıra tamamladığı 781 işlem üzerinden tam 925 milyon dolarlık satış yaptı.

Firmanın başkanı ve eş kurucusu olan DJ Grubb ise bu geleneksel iş temposunun baş isimlerinden biri. Her gün sabah 9’da ofise gidip akşam 5’te evine dönüyor. Babası Donald Grubb, bu firmayı 25 yıl önce kurmuş ve oğluna teslim etmiş. Piyasaya çıkan yeni emlak firmaları ve brokerları farklı olmak adına garip görünümlere bürüne dursun, Grubb ise geleneksel görünümünün altında son derece tutkulu ve zekice bir iş stratejisini sürdürmeye devam ediyor.

Danışmanların Çalışma Yapısı

The Grubb şirketi, pazarlama, bilişim ve diğer hizmetlerde olmak üzere 65 ayrı firma ile ortak çalışmasının yanı sıra 15 tane tam zamanlı personeli bulunuyor. Bu çalışma biçimi, danışmanların hizmet verdiği müşterilere tam anlamıyla odaklanmalarını sağlıyor.

Danışmanlar, geleneksel komisyon oranına sadık kalarak çalışıyorlar. Hedefleri ise bir yıl boyunca en az 1000 anlaşma yaparak, ulaşabilecekleri en yüksek satış meblağına ulaşmak. Danışman başına belki 15 anlaşma düşüyor olabilir, ancak bu satışların değerleri ise pek çok firmanın yarışamayacağı düzeyde. Kendi bölgelerinde delicesine satışlar gerçekleştiren danışmanlar, firma için büyük bir gelir elde ediyorlar.

Her gün ofisteki kendine ait odasına gidip gelen Grubb, personellerinin de firmanın iki ana ofisine gelmelerini istiyor. Her haftanın Salı günü ise firma çapında bir saatlik bir satış toplantısı yapıyorlar. Grubb, bu konu hakkında üzerlerindeki sorumluluğun büyük olduğunu belirterek disiplinli ve birebir temasın ön planda olduğu bir çalışma sistemini benimsediklerini söylüyor.

Farklı kartvizit tasarımları epey ilginç

Firmanın İş Kartlarındaki Yaratıcılık

Firmanın iş kartlarının hepsi aynı stilde hazırlanıyor. Beyaz arka plan üzerine siyah kara kalem çizimi şeklinde hazırlanan bu kartlar, katı iş disiplini yaklaşımına bir renk katarak oldukça yaratıcı ve rahat bir görünüm kazandırıyor. Öyle ki web sitelerinde ofislerinin görüntülerini dahi bu kara kalem çizim yöntemi ile hazırlayıp eklemişler. Grubb bu fikri, 15 yıl önce The Wall Street Journal’den esinlenerek bulmuş. Gördüğünüz gibi yaratıcılık ve farklı düşünmek denilen şey işte bu!

Az ama Öz Teknoloji ile Birebir Temasın Önemi

Grubb firmasında öne çıkan bir diğer özellik de teknolojinin ıcık cıcık her konuda kullanılmıyor olması. Her şeyden biraz diyerek bilinçsizce atılmak yerine, sadece ihtiyaçlarına göre kullanabilecekleri teknolojileri seçiyorlar ve hakkını vererek kullanıyorlar. Komple bir teknoloji paketi yerine, özellikle müşteri yönetimi alanında kendilerine fayda sağlayacak girişimleri tercih ediyorlar. Örneğin DocuSign veya SkySlope gibi… Ancak yine de firmanın ana malzemesi kağıt olmaktan kurtulamıyor. Bu firma, teknolojiye zekice ayak uydururken, aynı zamanda sektörün ana maddelerini de unutmuyor.

Y Kuşağını Hedefleyen Bakış Açısı

Grubb firması, geleneksel yapısının altında yenilikleri takip eden Y kuşağını da hedeflemesini inanılmaz bir şekilde başarıyor. Daha mobil dostu ve daha çok resim destekli olması için web sitesini yenileyen Grubb, bu kuşaktaki alıcıları etkileme amacını taşıdığını açıkça belirtiyor. Grubb bu konuda işin püf noktasını yakalamış: “Lüks, Y kuşağı alıcılarına satılmaz, ancak görsel bir hikaye sunmak onları çekmenin en iyi yoludur.

Geleneksel Kültürü Bakım Altına Almak

Grubb, benimsedikleri geleneksel kültürün körü körüne tutulan bir inat olmadığını belirtiyor. Sadece geleneklere güvenemeyiz diyen Grubb, kültürün bazen bakıma alınması gerektiğini ve geleceğin gözü ile bakılması gerektiğini de sözlerine ekliyor.  

Teknolojiden uzak bir geleneksel gayrimenkul anlayışı ile iş yapan Grubb, yılların verdiği deneyimle ve iş dünyasına karşı mükemmel bakış açısı ile ayakta durmayı başarıyor.