Kaliforniya’daki Lyon Real Estate firmasında emlak profesyoneli olarak görev yapan Kim Eichorn, üç defa Kaliforniya Derneği’nin Emlakçılar Şampiyonu olma başarısını elde etmiş ve hayırseverliği ile öne çıkan bir emlakçı olarak biliniyor. Ama onu esas öne çıkaran özelliği, emlak sektöründe görmeye alışık olmadığımız başarılı kadın emlakçılardan biri olması.

Eichorn, 30 yaşında iken gayrimenkul sektörü ile tanıştı. 1990’larda ikinci çocuğuna hamileyken ev ortamından biraz daha uzaklaşma ihtiyacı duyuyordu. Böyle bir süreçte Eichorn’un yardımına annesi Peggy Eichorn yetişti ve ona gayrimenkul sektörünün tüm inceliklerini öğretmeye başladı. Çünkü Eichorn’un annesi, Lyon Real Estate’te yüksek düzey danışmanlık yapıyordu.

Annesi, Kim’e sadece vaktini değerlendirmesi için gayrimenkul sektörünü öğretirken, onun gerçekten inanılmaz bir başarı göstereceğini görebilmiş miydi? Emlak sektöründe çalışanlar, bir kadının ve özellikle de çocuklu bir kadının, sürekli koşuşturmacayla geçen bir sektörde, bu kadar başarı göstermesinin ne kadar zor olduğunu anlayabilirler.

İşte Kim Eichorn, emlak sektöründe isteyince ve tutku ile yapılınca nerelere ulaşılabileceğinin çok bariz bir örneği olarak karşımızda duruyor.

Annesinin Ayak İzlerini Takip Ederek Başarıya Ulaşan Bir Emlakçı

Kim Eichorn, ilk başta annesinin ayak izlerini takip etmek için kendine bir sebep arıyordu. Ancak annesinin bu mesleğe olan aşkını fark ettikçe, emlak sektörünün tutkuyla yapıldığında insana neler katabileceğini de görmeye başladı.

Kim, annesinin emlak işini yaparken onun tutkuyu nerede bulduğunu çok iyi yakalamış. Annesinin emlak sektöründe çalışırken hiçbir zaman agresif olmadığını söyleyen Kim, onun sadece insanlara yardım etmekten ne kadar zevk aldığını anlatıyor. Emlak işi ise onun insanlara yardım etmek için kullandığı bir araç olmuş.

Eichorn ailesine görei emlak işi aslında sosyalleşmenin bir parçası. Bir alıcıdan teklif geldiğinde onunla bir yerlere gidip görüşme yapıyorsunuz. Belki bir yemek sırasında şartları ve teklifi konuşuyorsunuz. Ona yardımcı olmanın verdiği keyifle hem sosyalleşiyor hem işinizi yapmış oluyorsunuz.

Kim Eichorn, ofis ortamında akıl hocası olan tecrübeli danışmanlardan çok şey öğrenilebileceğini söylüyor. Ama ona göre annesi, bir danışmandan daha cömert şekilde onun bu sektörde gelişmesini sağlamış.

Kişisel ve Mesleki Gelişim

Kim Eichorn, emlak sektöründe sadece işini yapıp kenara çekilen emlakçılardan biri değil. Aynı zamanda kendini endüstri içerisinde sürekli geliştirmeye adayan bir emlakçı olarak dikkatleri çekiyor. Örneğin gelecek yıl Yolo İl Kurulu’nun başkanı olarak görev alacak.

Kim danışmanlık yapmaktan ve kongrelere katılıp konferanslar düzenlemekten büyük zevk alıyor. İnsanlarla iç içe olmayı ve onlar için bir şeyler yapmış olduğunu hissetmeyi çok seviyor. Tıpkı annesinde olduğu gibi. Böylece çok daha fazla referans elde ediyor ve çok daha fazla müşteri ile iletişime geçiyor.

Eichorn, bu kadar fazla insanla diyalog kurabilmenin sırrını ise saldırgan tavır takınmamaya bağlıyor. Sadece biraz daha aktif ve sosyal oluyorsunuz. Ve en önemlisi işinizi yaparken yardımcı olmayı daha fazla önemsiyorsunuz. Ardından müşteriler ve potansiyel müşteriler teker teker size geliyor.

Öyle ki Eichorn, sektöre yansıttığı bu bakış açısı ile Davis gayrimenkul pazarının yüzde beşini ele geçirmiş. Kendi bölgesindeki topluluklarda aktif üye olarak bulunan Eichorn, bu sayede ve özellikle yaptığı bağışlarla tüm bölgenin sevgisini kazanmış.

Tutkunun ve Müşterilere Değer Vermenin Getirdiği Başarı

Gösterdiği başarı ve azim nedeniyle Kaliforniya Derneği tarafından üç defa Emlakçılar Şampiyonu olarak seçilen Kim Eichorn, bu başarısını yaptığı hayırseverliklere ve emlak sektöründe kurduğu müşteri ilişkilerine borçlu. Onun emlak sektöründeki müşteri ilişkileri ile ilerlettiği bu başarı, tüm emlak profesyonellerine ilham kaynağı olacak cinsten.

Öyle ki Eichorn, hayırseverlik anlamında gösterdiği cömertliği şu şekilde dile getiriyor:

Müşteriler ile yaptığım her işlemde, onların en çok önem verdiği hayır kurumuna 250 dolarlık bağışta bulunuyorum. Böylece yıl boyunca hayır kurumlarına yaptığımız bağışların miktarı 12 bin doları buluyor. Böyle bir duruma müşterilerim de ortak olmaktan ve böyle bir faydaya vesile olmaktan büyük mutluluk duyuyorlar. Böylece hem emlak işini insanların faydası için kullanmış oluyoruz, hem de müşterilerimin bana olan saygısı artıyor. Bundan gerçekten büyük keyif alıyorum ve müşterilerimden çok şey öğreniyorum.

Paylaşmak sadece insanların normal hayatlarında değil, iş hayatlarında da önemlidir. Eichorn, müşteriler ile iletişimini kuvvetli tutmanın ve onlara yardımcı olarak iş yapmanın neler kazandıracağını gösteren en önemli örneklerden birisi.

Siz de işinizi tutkuyla yapanlardan ve müşteri ilişkilerine önem verenlerden olun.