Her okulda popüler olmayan ve öğle vakitlerinde yalnız başına yemeğini yiyen öğrenciler mutlaka vardır. Bazı öğrenciler, diğerlerine uyum sağlamaz, uzak durur ve her işe katılmayı seçmektense uzaktan gözlemleyerek bir şeyler kapmayı tercih eder.

İş dünyasında da böyleleri vardır. Sonuçta herkes bir ekibe üye olmak zorunda değildir. Tabi ki sektörde ağ kurmak ve uyum sağlamak önemlidir. Ama siz sektörün en yoğun olduğu bölgelerden çok uzakta bu işi icra ediyor olabilirsiniz. Veya erkeklerin egemen olduğu bu sektörde bir kadın danışman olarak diğerlerinden daha farklı bir pozisyondan bu işi yapmaya çalışıyor olabilirsiniz.

Yani, sektör içinde genel geçer ana akım iş sürecine yabancı ve aykırı bir danışman olma ihtimalinizden bahsediyoruz. Tabi ki yabancı olmak pek çok zorluğu beraberinde getirir. Fakat bu makalede size bu durumun zorluklarından değil, aksine bu durumun avantajlarından bahsedeceğiz.

Bildiğiniz gibi günümüz emlak sektöründe farklılık yaratmak ve rekabet içinde öne çıkmak çok önemlidir. Çoğu emlak danışmanı bu mücadeleyle yalnız başına başa çıkmaktan çekinir ve bu nedenle meslektaşlarıyla bir araya gelerek birbirine yakın ağlar kurarlar. Böylece her zorluğa daha güçlü şekilde karşı durabilirler.

Evet, yalnız mücadele etmek kolay değildir, ama bu durumunuzu bir avantaja çevirmek sizin elinizdedir. Eğer genel geçer kavramların dışında kalıyorsanız, yenilik yapmakta diğerlerine göre çok daha avantajlısınız demektir. Diğerlerini dışarıdan gözlemleyen biri olarak, onların kaçırdığı noktaları ve çözüm yollarını yakalama şansınız olur.

İçerdekilerin Neyi Gözden Kaçırdığını Fark Etmek

İçerdekileri dışarıdan gözlemleyen bir danışman olmak, pasif bir danışman olmak anlamına gelmez. Bazen olan bitenleri gözlemlemek, diğerlerinin çözüme ulaşmak için kaçırdığı noktayı sizin fark etmenizi sağlar. Tıpkı bir seri cinayet dosyasının çözümlenmesi için bir araya gelen cinayet büro elemanları gibi. Onlar beyaz tahtada çizdikleri şemayı incelerken, siz uzaktan seyredersiniz. Onlar sürekli tek açılara takılmış bakış açıları ile olayları değerlendirirken, siz onların hangi konulara değinmediğini fark ederek farklı bir bakış açısına yönelme şansı elde edersiniz. Bu da size farklı olmayı ve soruna sıradışı bir çözüm bulmanızı sağlar.

Emlak sektöründe de bu böyledir. İçerdekiler, ana akımın onlara sunduğu yöntemlere o kadar alışmışlardır ki önlerine çıkan yepyeni bir sorunu çözebilmek için farklı bakış açıları geliştirmeleri gerektiğini fark edemezler. Oysa günümüz sektörü, farklı düşünmeyi zorunlu kılıyor. Eskiyi yıkan ve değişime sebep olan yenilikler, bazen sektörle daha az bağlantılı olan kişilerden gelir ve o kişiler bu yenilikleri en güçlü iş fikirlerine dönüştürmeyi başarırlar.

AirBnB kurucuları Brian Chesky ve Joe Gebbia, küresel otel endüstrisini geliştirmeden önce özel tasarımcılar olarak eğitilmişlerdi. Apple dehası Steve Jobs, geliştirdiği iPhone ile mobil devleri olan Nokia ve Blackberry’i bir kenara savurmadan önce, bilgisayar ve MP3 çalar üzerine çalışmalar yapıyordu.

Kalabalığın Arasından Sıyrılmak

Dışarıda olduğunuz zaman, göze çarparsınız. Benzersiz olursunuz. Unutulmaz olursunuz. İnsanlar size iyi ya da kötü, farklı bir gözle bakarlar. Siz ise bunu bir avantaja çevirebilirsiniz. Tesla’nın CEO’su Elon Musk, Detroit’le ilişkisi olmayan eski bir yazılım girişimcisi olarak otomotiv dünyasına adım attı. Ama o, bu durumu tamamen kendi avantajına kullandı. Büyük araba firmalarının yeşil teknolojinin işlenebilirliğini engellediği bir ortamda, Elon Musk tamamen elektrikle çalışan bir araç üretmeyi başardı.

Eğer Musk, içeri girip ana akımın yönlendirdiği bakış açısı ile hareket etmiş olsaydı ve daha az risk almış olsaydı, şimdi Tesla’nın Model 3’ü için yıllarca sırada beklemeyi göze alan müşteriler de olmayacaktı.