İletişim, insanoğlunun en temel gereksinimidir. Kendinizi ifade etmekteki başarınız hayattaki başarı çizginizle doğru orantılıdır. Günümüzde aynı sektörde rekabet eden hemen hemen tüm firmalar, birbirine çok yakın ürünler ve hizmetler sunmalarına rağmen, aralarındaki farkı ancak iletişimde gösterdikleri başarıyla öne çıkartabiliyorlar.

Ne istediğinizi, karşıdan ne beklediğinizi, neyi alıp neyi satmak istediğinizi doğru şekilde ifade edebilmek elbette ki bir eğitim ve beceri işidir. Tabi ki herkes doğuştan hatip olamaz ve üst düzey eğitimler alma fırsatı bulamamış olabilir. Ancak birkaç basit tekniği hayatınıza, tavırlarınıza ve konuşmanıza uygularsanız bahsettiğimiz bu eksiklikleri aşabilirsiniz.

Dünya çapında kitapları best-seller olmuş yazar Michael Parker’ın bu alanda yazdığı “It’s Not What You Say” kitabındaki tavsiyeleri sizin için bir yol gösterici olabilir. Pek çok emlak devinin de şirketlerinde eğitim vermesini istedikleri Michael Parker, bu kitabında bizlere de önemli tavsiyelerde bulunuyor.

Cevap verirken net ve açık olun

Karşınızda size soru soranlar, eğer sizden sordukları sorunun cevabını alamazlarsa mutlaka yeni sorular soracaklardır. Bu nedenle lafı gevelemeden, uzatmadan, net ve kesin cevaplar vermelisiniz. Bunu doğru şekilde yapabilmek için pratik zekânızı kullanmalı, iyi düşünmeli ama çok da geç kalmadan cevabınızı vermelisiniz.

Sunum yapmadan önce konuşmanızı planlayın

Bir sunum yapacağınızda ilerlemeniz gereken yol adım adım ilerlemektedir. Eğer konuşmanın başında en son söylemeniz gerekeni açıklarsanız, sunumun hiçbir çekiciliği kalmayacak ve sürpriz berbat olacaktır. Bunun için önceden notlar almalı, mutlaka bir konuşma güzergâhı belirlemeli ve planlı hareket etmelisiniz. İyi bir sunumun ve iyi bir konuşmanın başarısını ancak karşınızdakinin size soracağı bir sorusunun kalıp kalmadığına göre anlarsınız. Yani karşınızdaki konuşmanızın sonunda size ne kadar az soru soruyorsa, konuyu o kadar iyi açıklamışsınız demektir.

Bitmeyen sorulara sabırla cevap verin

Sizinle konuşanlar ya da soru soranlar sizin düşmanınız değildir. Bu hepimizin bildiği bir şeydir elbette. Ancak karşınızdaki, sorduğu sorularla sizi bazen sinirlendirecek olsa da kimse karşısında bağırıp çağıran birini görmek istemez. Gayrimenkul alıcısının ya da müşterinizin, nasıl hitap ediyorsanız, kültür seviyesi ya da anlama seviyesi sizden farklı olabilir. Siz onun tüm sorularına cevap vermeye hazırlıklı olmalısınız. Küçük bir gülümseme açılamaz denilen tüm kapıları açabilir.

Hızlı konuşma problemi

Her bireyin farklı konuşma tarzı vardır. Kimileri çok hızlı konuşur, kimileri çok durağan. Bazıları bağırarak konuşurken bazıları çok alçaktan konuşur. Eğer çok hızlı konuşuyorsanız bunu düzeltmenin yolu kendinizi zorlayarak yavaşlatmak değildir. Bunun yerine konuşurken önemli noktalarda es verebilir ve o kelimeleri daha belirgin söylemeye çalışabilirsiniz.

Bazen tavrınızı değiştirmeniz gerekebilir

Müşterinizin kim olduğunu ve neyi almak istediğini önceden biliyorsanız, önceden kendinize bir tavır belirlemelisiniz. Bu size yapmacık veya sahte gibi gelebilir. Ancak Parker size bu konuda şu tavsiyeyi veriyor. Yaklaşık 700 bin tane vücut dili bulunduğunu belirten Parker, vücut dilinin gönderdiği bu sinyallerin karşınızdaki kişi tarafından kavranabileceğinin altını çiziyor. Bu nedenle kendinizi en iyi tanımlayacak olan ruh halini tavırlarınıza ve vücut dilinize yansıtmalısınız. Örneğin, iyimser, sabırsız veya mutlu bir insan profili çizebilirsiniz.