Gayrimenkul sektörü, yaşamın çok farklı alanlarını kapsayabilir. İlk defa ev alacaklardan yeni evlilere, bebekli ailelerden geniş ailelere kadar hayat içerisinde kendini gösteren farklı yaşam biçimlerine göre, gayrimenkul sektörü içerisinde izlenecek yöntemler de çeşitlilik gösterir.

Gayrimenkul sektörü ile ilişkili olan bir yaşam alanı daha vardır ki o da öğrencilerin dünyasıdır. Her yıl özellikle üniversite çağında olan ve ailelerinden uzakta okuyan çok sayıda öğrencinin okul başlama vakitlerinde yaşadıkları tedirginlikleri ortaktır. Yaşayacak bir yer ve arkadaş bulma derdi, onların en büyük koşuşturmacaları olur. Haliyle onların bu durumu, emlak firmalarının dönem dönem harekete geçmesine neden olur.

Peki, emlak danışmanları bu durumdan nasıl faydalanabilir? Bireysel iş hayatınızda öğrencileri ve okul dönemlerini kendinize bir hedef pazarlama grubu olarak seçebilirsiniz elbette. Ancak Roomster, bundan çok daha fazlasını yapmış. Amerika merkezli olarak sitelerini hayata geçiren Roomster ekibi, öğrencilerin bu durumunun farkına vararak bunu bir emlak girişimi projesine dönüştürmüş.

Amerika’daki öğrencilerin oda arkadaşı bulma problemini gidermek amacıyla kurulan Roomster uygulaması, bu yılın mart ayından itibaren 1.3 milyon kullanıcı tarafından yüklendi ve kullanıldı. Kullanıcıların Facebook hesapları aracılığı ile bağlanabildiği bu uygulamada, kişiler kendilerine yakın konumda bulunan diğer öğrenciler ile eşleştiriliyor.

Roomster’ın CEO’su John Shriber bir basın açıklamasında diyor ki: “Roomster ekibi olarak, öğrencilere yaşam arkadaşı bulma konusunda bir numaralı mobil kaynak olma yolunda son derece heyecanlıyız. Astronomik kira ücretlerinden kaçınmak isteyen öğrenciler için çok önemli olan birlikte yaşam standartları bizi harekete geçirdi. Bu uygulama sayesinde çok daha fazla kişi, hem kendine ev arkadaşı bulabilecek hem de paradan tasarruf edebilecek. Roomster, bu anlamda en güvenilir ve en şeffaf uygulama olacak.

Nasıl Çalışıyor?

Roomster’a erişmek için tek ihtiyacınız olan bir Facebook hesabı. Roomster sitesini ziyaret ettikten sonra yeni bir hesap açmak veya Facebook ile giriş yapmak arasında bir seçim yapmanız isteniyor. Bağlandıktan sonra hesabınız otomatik olarak oluşturuluyor. Ardından bu uygulamayı ne amaçla kullandığınıza dair bir soru yöneltiliyor.

Bir oda mı arıyorsun?

Bir oda mı teklif ediyorsun?

Bir ev veya daire mi arıyorsun?

Bir ev veya daire mi teklif ediyorsun?

Size uygun olanı seçtikten ve gerekli bilgileri doldurduktan sonra sisteme giriş yapıyorsunuz ve nasıl bir ev baktığınıza ve bütçenize dair tanımlamalar yapıyorsunuz.

“Lifestyle” adı ile hazırlanmış olan bölümde ise nasıl biriyle birlikte oda paylaşmak istediğinizi belirtiyorsunuz. Ayrıca potansiyel oda arkadaşınız ile ilgili size sorulan birkaç basit soruya da cevap yazıyorsunuz. Ardından Roomster, belirttiğiniz kriterlere ve konuma göre sizi başka kişiler ile eşleştirmeye başlıyor.

Sonuç

Gerçekten emlak sektörünün dokunduğu en ufak alanda bile düşününce harikalar yaratılabiliyor. Roomster girişiminin de bunlardan birisi olduğunu söyleyebiliriz. Amerika merkezli hizmet vermesine rağmen çok sayıda ülkeden de kullanıcısı olan bu girişimde, ayrıca Ankara ve İstanbul gibi Türk şehirlerinde de içerikler mevcut.

Yeni girişimler ve yeni gelişmeler için düşünmeye ve üretmeye devam edelim. ☺